‘POLİTİKA’ Haberleri

Saadet Partisi’nin Yeni Başkanı Numan Kurtulmuş

Sadet Partisi’nin merakla beklenen genel başkan adayı açıklandı. Görevi bırakacağını açıklayan ve 10 yıldır Sadet Partisi Genel Başkanlık görevini yürüten Recai Kutan, partinin Yüksek İstişare Kurulu’nun yapmış olduğu istişareler sonucunda Genel Başkanlık için Numan Kurtulmuş’un aday gösterildiğini açıkladı.

26 Ekim’de yapılacak kongre öncesi, tavsiye edilmesi kararı alınan yeni genel başkan adayını belirlerken Milli Görüş’ün geleneksel yapısına göre hareket ettiklerini ifade eden Kutan, Saadet Partisi olarak “Milli Kurtuluş Günü” başlattıklarını ve 26 Ekim’de yapılacak büyük kongre ile yeni bir aşk, yeni bir heyecanla yola çıkacaklarını söyledi.

Kutan, 2008 Mart ayında yapılacak olan yerle seçimlerde başarıyı, en yakın genel seçimlerde de iktidarı hedeflediklerini ifade etti. Dünyada yeni bir adil düzene ihtiyaç olduğunu belirten Kutan, “Saadet Partisi tek doğal çözümdür. Çünkü biz milletin kendisiyiz” diye konuştu.

Erdoğan Bayraktar Kimdir?

1949 yılında Trabzon’un Of İlçesi’nde doğan Erdoğan BAYRAKTAR, İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Anabilim Dalı Bölümünde; Metropol Şehirlerde Alternatif Yerleşim Birimleri konusunda Yüksek Lisans derecesi alan Bayraktar, 2002 yılının Aralık ayından itibaren TOKİ başkanı oldu.

Bayraktar, TOKİ başkanlığı döneminde 81 il ve 370 ilçede 300 bine yakın konut yapımını sağladı. Üretilen konutların yaklaşık 240 bini sosyal konut niteliğinde tasarlanırken, diğerleri orta ve üst gelir grubuna yönelik olarak dizayn edildi. Ayrıca aynı dönemde 349 okul, 60 spor salonu, 36 kütüphane, 269 ticaret merkezi, 223 cami, 15 hastane ve 66 Sağlık Ocağı inşaatı da TOKİ tarafından gerçekleştirildi.

Abdüllatif Şener çete değil bir siyasi parti kuruyor…

Belki doğrudur…

Sızan haberlere göre AK Parti `nin MKYK toplantısında Abdüllatif Şener`in istifasının ardından değerlendirme yapan Başbakan Tayyip Erdoğan “Bu tür hareketlerin başarılı olduğu tarihte görülmemiş. Trenden inenle işimiz olmaz. Yine de yolu açık olsun” demiş.

Türkiye `de çok partili demokrasinin serüveniyle ilgilenenler, “Trenden inmek” konusunda “zamanlama”nın öneminin farkına varmışlardır.

Genel olarak problemsiz biçimde, hızını koruyarak, varmayı amaçladığı istasyona doğru yol alan trenden inmek, gerçekten kimseye bir şey sağlamaz. Ama kişi trenin rayından çıkıp devrileceğine dair bir şey biliyor veya hissediyorsa, trenden inmek veya atlamak, tabii ki beraberinde en azından güvenlik ve duruma göre belirli bir sürede başarı da getirir.

Böyle örnekler çok.

Demokrat Parti örneği

Demokrat Parti `den 1950`lerin sonunda yani 27 Mayıs 1960 askeri darbesi öncesinde kopan Hürriyet Partililer ve Adalet Partisi `nden 1960`ların sonunda yani 12 Mart 1971 askeri müdahalesinden önce kopan Demokratik Partililer böyle örneklerdendir.

Demokrasi treni raydan çıkıp devrilmeden trenden inenlere örnek olarak verilebilecek durumlar da var tabii.

Örneğin “4` lü Takrir ” ile 1946`da CHP `den kopup Demokrat Parti `yi kuranlar da, ileride iktidar olarak doğru davrandıklarını kanıtlamışlardır.

Veya Bülent Ecevit , CHP treninden inip DSP `yi kurduktan sonra iktidara gelip Başbakan olmamış mıdır?

Yahut Şener `in de aralarında bulunduğu “gençler” Erbakan `ın Milli Görüş teninden inip AKP `yi kurarken, trenin raydan çıkacağını mı, yoksa işin çığırından çıktığını mı hesap etmişlerdi acaba?

Çömez değil

Her ne olursa olsun, Abdüllatif Şener de herhalde bir hesap yapmıştır.

“Zamanlama” konusunda hatalı olabilir. Ama bu hem Şener `in aceleciliğinden, hem de kamuoyu baskısından kaynaklanmıştır. Şener herhalde AK Parti `nin kapatılacağını, Erdoğan`ın yasaklanacağını var sayarak, yeni lidere ve partiye ihtiyaç duyulacağını hesaplıyordu. Ancak hesabını erken açığa vurdu. Deniz Baykal `a bile taş çıkartan bir acelecilik sergiledi. Ve şimdi, şu anda raylar üzerinde problemsiz biçimde ve hızla giden AK Parti trenindeki yolcuların müstakbel partisine taban olmasını bekliyor. Bu pek mümkün olamaz.

Ama yine de AK Partililerin Abdüllatif Şener `e, Turhan Çömez `miş gibi bakmaları doğru değildir.

Neticede Şener siyasette deneyim sahibi, inancına ve ülkesine uzun yıllar hizmet etmiş bir kişidir. Siyasette varlığına her zaman ihtiyaç duyulan “1`inci Adam olma isteği”nin Şener `de bulunması, iyi bir şeydir.

Parti-içi demokrasinin yokluğu, nice değerli ve parlak ismi Türk siyasetinde hüsranla biten sonsuza kadar bekleyişlere mahkum etmemiş midir? En somut örnek Baykal `ın CHP `sinde , parlayan her ismin tasfiye edilmesi değil midir?

Bir başka önemli nokta da şu.

Şener bir siyasi parti kurup rekabet ortamına katılıyor. Bir çete veya darbeci bir örgüt kurmuyor ki. Programını ve vizyonunu açıklamak zorunda. İktidarı namluların ucundan değil, seçim sandıklarından olacak veya olmayacak. Durum böyle. Dileğimiz AK Parti treninin raydan çıkıp devrilmemesidir. Şener de, dileriz kaotik bir boşluğa değil, sağlıklı bir demokratik ortama hizmetini sunar.

2008-07-14 Sabah
MEHMET BARLAS

Paşalar Nasıl Yargılanacak?

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ve Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk yorumladı.
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk bugün açıklanan Ergenekon İddianamesi’nin sadece darbe girişimlerinin kapsamadığını söyleyerek, “Bu darbe girişimlerinin dışındaki gelişmeleri kapsayan bir dizi olayı içine alan bir iddianame. Büyük iddianame daha sonra gelecek. Bu biçimsel bir açıklama oldu” dedi.

Türk mahkemenin iddianameyi 15 günlük inceleme süresi konusunda ise “İddianameyi tek bir savcının inceleme olanağı yok. Mahkemeye sunulduğuna göre savcılık görevini tamamlamış. Sunulan iddianamenin genel değerlendirmesi yapılır. İddianamenin kabulu veya delil yönünden yetersiz görüldüğünden değerlendirilmesi söz konusu olabilir. İddianamenin yetersiz görülmesi ihtimal, düşük. Kabul edilince dava açılmış olur. Generallerle ilgili, olan bölüm ek bölüm olarak gelebilir” şeklinde bir açıklamada bulundu.

KOMUTANLARI ASKERİ YARGI MI SİVİL YARGI MI YARGILAYACAK?

HABERTÜRK’te Parantez’e konuk olan Hikmet Sami Türk tutuklu bulunan emekli generallerin askeri mi yoksa sivil yargı tarafından mı yargılanacağı konusunda şöyle bir açıklama yaptı: “İddia edilen eylemler konusunda eğer bu eylemler onların görev yaptıkları sırada gerçekleşmişse görevli olan askeri yargıdır. 145. madde bunu göstermektedir. Sivil hayata geçtikten sonra bu girişimler yapılırsa adli yargının görevidir. Darbe girişimi neyle olur? Anayasal düzeni değiştirmek bunlar elverişli araçlarla yapılabilir. Bu suçlar teşebbüs derecesindedir. Gerçekleştiği anda suç kabul edilmiyor.”

Parantez’e telefonla bağlanan Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk ise “Emekli generallerin nasıl yargılanacağı konusunda kesin yargıya varabilmek mümkün değil. Sivil yargı buna bakacaktır. Askeri yargının bakacağını sanmıyorum. Ancak bu da kesin değil. Cumhuriyet savcıları deneyimli arkadaşlardır. Askeri yargı yargılayacaksa dosyayı oraya gönderirler diye düşünüyorum” dedi.

Selçuk mahkemeye verilen inceleme süresinin yeteceğini söylerken, “15 günlük süre yeterli olacaktır. Mahkeme fazla ayrıntıyla gitmeyecektir. Belli konuları inceleyip karar verecektir” diye konuştu.

Kaynak: Habertürk